Makaleler

Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Makaleleri

Türkiye'de Kaynaştırma Uygulamaları

Okul çağındaki bütün çocukların kendilerini en az kısıtlayacak ortamlarda eğitim almaları gerekmektedir. Herhangi bir engeli olan çocukların olabildiğince az kısıtlayıcı ortamlarda bulunması, gelişimlerini olumlu yönde etkileyecektir.

Tüm Çocuklar İçin Eğitim Yasası ve Milli Eğitim Temel Kanunu bu düşünceyi kabul etmektedir. Kaynaştırma uygulamalarıyla eğitim hakkı tüm bireylere sağlansa da, uygulamada bazı sıkıntılarla karşılaşılmaktadır.

Kaynaştırma, engelli çocukların normal sınıflara katılımıdır.(Akçamete,2010) Kaynaştırma, “herkes için eğitim” anlayışının bir yansıması olarak özürlü öğrencilerin en az kısıtlayıcı ortamda eğitim almalarını sağlamak üzere gelişmiştir. En az kısıtlayıcı ortam, özürlü çocuğun eğitsel gereksinimlerini en iyi şekilde karşılayan ve normal yaşıtlarıyla en üst düzeyde paylaşmasını sağlayan yönetsel bir düzenleme türüdür.(Batu&Kırcaali-İftar,2005)

Kaynaştırma uygulamaları, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de yaygınlık kazanmıştır. Kaynaştırma, özel gereksinimli çocukların normal akranlarıyla birlikte eğitim almalarıyla açıklanabilir. Kaynaştırma uygulamaları yaygınlaştığı için, daha etkili bir eğitim sunabilmek amacıyla bu uygulamalarda aktif olan öğretmen ve diğer çalışanların özellikleri, bilgi ve tecrübe birikimleri hakkında bilgi toplamak gerekmektedir. Türkiye’de kaynaştırma uygulamaları üzerine yapılmış çok sayıda araştırma bulunmaktadır.(Diken,2010) Bu araştırmaların büyük kısmı kaynaştırma uygulamalarında önleyici sınıf yönetimi öğretimi, sınıfın yapılandırılması, etkili öğretmen nitelikleri, bilgilendirme programları ve bunların öğretmen ve öğretmen adayları üzerindeki etkileri hakkındadır.

Kaynaştırma sürecini başarıya ulaştıracak etmenler kısaca sıralanacak olursa; öğretmenler, normal öğrenciler, kaynaştırma öğrencileri, okul yönetimi, kaynaştırma öğrencilerinin aileleri, fiziksel ortam, normal çocukların aileleri ve destek özel eğitim hizmetleri ve ek hizmetler söylenebilir.( Batu&Kırcacali-İftar,2011)

Etkili kaynaştırma uygulamaları sağlamak için dikkat edilmesi gereken bazı ilkeler vardır. Kaynaştırma uygulamalarında öğrencilerin bireysel farklılıkları önemsenmeli ve öğretim olabildiğince bireyselleştirilerek gerçekleştirilmelidir. Öğrencilerin güçlü ve zayıf yanları göz önüne alınmalıdır. Özel gereksinimli öğrenciler olabildiğince genel eğitim sınıfları içinde “en az kısıtlayıcı ortamlarda” eğitim almalıdır. En az kısıtlayıcı ortam, çocukların özel gereksinimine bağlı olarak farklılaşabilmektedir. Özel gereksinimli öğrenciler için farklı eğitsel ortamlar, en hafif olandan en ağır olana doğru şu şekilde sıralanabilir: Genel eğitim sınıfı ( sınırlı destekli veya desteksiz, işbirliğine dayalı öğretmen yardımcısı ile, gezici özel eğitim öğretmeni veya uzman desteği,kaynak oda desteği) kısmi zamanlı özel eğitim sınıfı, tam zamanlı özel eğitim sınıfı,özel eğitim sınıfı, yatılı özel eğitim sınıfı,evde eğitim ve hastane.( Salend’den aktaran Diken&Batu,2010)

Hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan çocukların kaynaştırma eğitimi aldıkları süreçte, akademik beceriler ve sosyal davranışlarının olumlu yönde geliştiği tespit edilmiştir. Öğretmenlerin bilgi birikimi ve olumlu tutumu ne kadar fazlaysa kaynaştırma o derece başarılı olmaktadır.

Kaynaştırma eğitimi ülkemizde, 1983 yılında yürürlüğe giren 2916 sayılı Özel Eğitime Muhtaç Çocuklar Kanunu ile Türkiye’de yasal olarak benimsenmiştir. 1992 tarihli Zihinsel Özürlü Çocukların Eğitim Uygulamaları Yönetmeliği’nde kaynaştırma ayrı bir bölüm olarak yer almaktadır. 1992 tarihli 573 sayılı kanun hükmünde kararname ile daha ayrıntıya inildiği görülmektedir. Ocak 2000’de yürürlüğe giren Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği ise, kaynaştırmayla ilgili daha açık ifade ve uygulamaya yönelik hükümlere yer vermiştir. Tüm bu kanun ve yönetmeliklerle kaynaştırmanın tanımı, ilkeleri açıklanmış, kaynaştırmada rol oynayanların görev ve sorumlulukları belirlenmiştir. Her yeni kanun ve yönetmelikle, kaynaştırmaya verilen önemin giderek arttığı görülmektedir.

Kaynaştırma eğitiminde rol alan öğretmenlerle yapılan görüşmelerle öğretmenlerin BEP (Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı) uygulama sürecinde en sık karşılaştıkları sorunlar, öğrenciyi değerlendirme yöntemleri ve kaynaştırma öğrencileri için yaptıkları fiziksel düzenlemeler tespit edilmiştir.

Bu araştırmaya göre öğrenciye özel zaman ayırmak ve öğrenciyi ders dâhil etmek öğretmenlerin karşılaştıkları en büyük güçlüktür. Öğretmenlerin kaynaştırma öğrencilerinin başarılarını değerlendirirken sıklıkla öğrencinin sınıftaki performanslarını, derse hazırlıklarını önemsedikleri, öğrencinin seviyesine uygun sorular hazırladıkları, sınıf ile aynı şekilde sınav yapıp, toleranslı değerlendirdikleri tespit edilmiştir. Sınıf içi fiziksel düzenlemelerle ilgili olarak büyük çoğunluğunun sınıfta herhangi bir düzenlemeye gitmediği, bazı öğretmenlerin kaynaştırma öğrencisini ön sıraya oturttuğu, bir kısım öğretmenin ise sınıfta U düzenini tercih ettiği görülmüştür. Öğretmenlerin öğretim etkinlikleri sırasında yaşadıkları sorunların başında öğrenciyle bire bir ilgilenme, öğrencinin dikkatini derse çekme ve öğrenci sınıf düzeyinin altında kaldığı için zaman ayırmada zorluk, problem davranışları kontrol etmede yetersizlik gelmektedir. Sözü edilen sorunların yanında matematik dersinde olduğu gibi soyut konuların anlaşılmasını sağlama ve öğrencinin ödevleriyle ilgilenmesini sağlama karşılaşılan diğer güçlüklerdir. Öğretmenlerin bu sorunların üstesinden gelmek için konuları daha basit ve yalın bir anlatımla sundukları, öğrencinin seviyesine uygun sorular sorarak ve katılımını pekiştirerek derse katılımını sağlamaya çalıştıkları görülmektedir. Öğretmenler kaynaştırma uygulamalarında karşılaştıkları sorunların çözümüne yönelik bazı önerilerde bulunmuşlardır. Kaynaştırma öğrencilerinin farklı okul ve sınıflarda eğitim görmeleri gerektiği, sınıf öğretmenlerine eğitim verilmesi, her okulda en az 2 rehber öğretmen bulunması, kaynaştırma öğrencileri için farklı ders kitapları düzenlenmesi, özel eğitimden mezun alan öğretmenlerinin artması, özel alt sınıf uygulamasının kaldırılması gibi önerilerin sunulduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin okul yönetimine getirdikleri önerilere gelince ; velileri bilgilendirici çalışmaların yapılması, rehberlik servisinin aktif çalışması, kaynaştırma öğrencisi sayısının her sınıfta 2’yi geçmemesi ve seviyelerinin yakın olması, sınıf mevcutları azaltılması, okul içinde yetiştirme programları hazırlanması gerekliliği ifade edilmiştir.

Sucuoğlu vd. (2004) yaptıkları araştırmayla, öğretmenlerin önleyici sınıf yönetimi becerilerini incelemiştir. Bu araştırma sonuçları Sart vd.(2004)'nin yaptığı araştırma sonuçlarıyla uyuşmaktadır. Araştırma sonuçlarına göre, problem davranışlarla başa çıkabilmek için öğretmenlerin sınıf yönetiminin tüm boyutları hakkında bilgi sahibi olmaları gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Buna göre sorumluluk ve kendini kontrol etme, istendik davranışları oluşturabilmek için pekiştirme süreçlerini doğru kullanma,etkili öğretim ve sınıfın yapılandırılması önemlidir.Sınıfın yapılandırılması sürecinde öne çıkan unsurlar dışsal faktörlerdir.Bu faktörler, günlük programların düzenlenmesi, kullanılacak yöntemlerin doğru şekilde belirlenmesi,sınıf kurallarının oluşturulması, pekiştirme süreçlerinin ve tarifelerinin en etkililerinin belirlenmesi,uygun iletişim ortamının oluşturulması olarak sıralanabilir.Öğretimde her öğrenciye uygun ve uyarlanabilen içerik seçmek , verimli bir ortam oluşmasını sağlayacaktır.Araştırmaya göre sınıf yönetiminde başarılı olmanın mezun olunan eğitim programıyla yakından ilişkisi bulunmaktadır.Lisans eğitimi sırasında sınıf yönetimi dersini alan öğretmenlerin, bu dersi almayanlara göre daha başarılı olduklarını göstermektedir.Etkili sınıf yönetimi üzerinde etkili diğer faktörler ise öğretmenlerin ilgisi, bilgi birikimi,gösterdikleri sabır, konuya duydukları ilgi ve sahip oldukları kişilik özellikleri sayılabilir.Etkili öğretimde, ders süresini verimli kullanmak diğer önemli etkendir.Öğretimde tekrar uygulamalarına yer vermek, değerlendirmeleri doğru yapmak, her öğrencinin öğrenmesini kolaylaştıran materyalleri kullanmak; öğrenme güçlüğü ,dikkat eksikliği ve aşırı hareketli olan çocuklar üzerinde olumlu sonuçlar alınmasını sağlamaktadır.

Gözün vd.(2004) yaptıkları araştırma sonuçları, Sucuoğlu vd.(2004) ve Sart vd.(2004)'nin yaptığı araştırma bulgularıyla uyuşmaktadır. Buna göre öğretmen adaylarıyla gerçekleştirilen bilgilendirme programı, öğretmenlerin kaynaştırma uygulamalarında daha başarılı olmalarını sağlamaktadır. Bu programda öğretmen adaylarına öncelikle özür, engel, yetersizlik vb. kavramlar ve aralarındaki farklar hakkında bilgi verilmiş; sonrasında yetersizliklerin nedenleri, yetersizliklerin sınıflandırılması, uygun eğitim ortamları ve en az kısıtlayıcı ortamların sıralamasıyla ilgili açıklamalar yapılmıştır. Bilgilendirme programı çerçevesinde, kaynaştırmanın yararları, başarıya ulaştıran etmenler, uygun yöntem ve teknikler hakkında bilgiler verilmiştir. Bu eğitimi aldıktan sonra, öğretmen adaylarının kaynaştırma uygulamaları ve öğrencileri hakkındaki tutumlarında olumlu yönde değişimler tespit edilmiştir.
Alver vd.(2011)'nin yaptığı araştırma, Sucuoğlu(2004), Sart(2004) ve Gözün(2004)'ün araştırması sonuçlarıyla paralellik göstermektedir. Buna göre özel eğitim yeterliliğinin sağlanması için alanı tanıtıcı etkinliklerinin yapılmasının önemi vurgulanmıştır.

Türkiye’de kaynaştırma eğitimine verilen önemin artmasıyla beraber, karşılaşılan sorunların çözümüne yönelik bazı önlemler alınmalıdır. Yapılmış olan araştırma sonuçlarına bağlı olarak öğretmen adaylarının lisans eğitiminde kaynaştırma uygulamaları hakkında gerekli derslerle bilgi edinmelerine olanak tanınmalı, alanla ilgili tanıtıcı etkinlikler düzenlenmeli, öğretmen adaylarının yeteri kadar uygulama ortamlarında bulunmalarını sağlayarak sınıf yönetimi ve etkili öğretim için deneyimler edinmeleri sağlanmalıdır.

Hanife AKBABA
Özel Eğitim Alanı Öğretmeni

 

KAYNAKÇA

Batu, S., Uysal,A. (2010).Günümüz Sınıflarına Engelli Çocukların Katılımını Destekleme. Gönül Akçamete (Ed.),Özel Eğitim (3.Baskı s. 112-118).İstanbul: Kök

Batu, S. , Kırcaali-İftar, G.(2011) Kaynaştırma.(6.Baskı).İstanbul: Kök

Batu, S., Diken,İ. (2010) kaynaştırmaya Giriş.İbrahim Diken(Ed.),İlköğretimde Kaynaştırma(1.baskı s. 2-20).Ankara: Pegem

Gözün, Ö., Yıkmış,A.(2004) Öğretmen Adaylarının Kaynaştırma Konusunda Bilgilendirilmelerinin Kaynaştırmaya Yönelik Tutumlarının Değişimindeki Etkililiği
Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Özel Eğitim Dergisi 2004, 5 (2) 65-77

Saraç, T., Çolak, A. (2012). Kaynaştırma Uygulamaları Sürecinde İlköğretim Sınıf
Öğretmenlerinin Karşılaştıkları Sorunlara İlişkin Görüş ve Önerileri. Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi , Cilt 8 , sayı 1,Nisan 2012,ss. 13-28

Sart,H., Ala,H., Yazlık,Ö.,Kantaş Yılmaz, F. (2004) Türkiye Kaynaştırma Eğitiminde Nerede, Eğitimciye Öneriler, XIII. Ulusal Eğitim Bilimleri Kurultayı, 6-9 Temmuz 2004 İnönü Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Malatya

Sucuoğlu, B.,Ünsal,P., Özokçu, O. (2004) Kaynaştırma Sınıfı Öğretmenlerinin Önleyici
Sınıf Yönetimi Becerilerinin İncelenmesi Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Özel Eğitim Dergisi 2004, 5 (2) 51-64

İletişim Bilgileri

Üçevler Mah. Düzova Sk. No:7 16110 Nilüfer Bursa / Türkiye

  • telefon+90 (224) 441 44 02

  • fax+90 (224) 441 99 97

  • eposta besmer@besmer.com.tr

E-Bülten

En yeni gelişmelerden haberdar olmak için e-posta adresinizi girin.

© 2016 Besmer Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi. Her Hakkı Saklıdır.
Fononline İnternet Hizmetleri